Banner 24Banner 26banner h2Banner 20Banner 23

Konuşmalar önceki sayfa

17.02.2012 YENİ TİCARET KANUNUNUN DEĞİŞEN HÜKÜMLERİ VE UYGULAMADAKİ YANSIMALARI SEMİNERİ İKTİSADİ ARAŞTIRMALAR VAKFI

İktisadi Araştırmalar Vakfının Çok Değerli Başkanı,

Albaraka Türk Katılım Bankası’nın Kıymetli Genel Müdürü,

Sayın Vakıf üyeleri,

Saygıdeğer Katılımcılar;

Bugün İktisadi Araştırmalar Vakfı ve Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu Yeni Türk Ticaret Kanununun değişen hükümleri ve uygulamadaki yansımalarının konuşulacağı bu seminerde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyor, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Dünyanın en eski mesleklerinden biri tüccarlıktır.

Ticaret, insanın tükettiğinden fazlasını ürettiği günden beri vardır.

Dolayısıyla muhtemeldir ki tarih boyunca en fazla hukuki düzenleme de ticaret alanında yapılmıştır.

Ticaret, tarihin her döneminde toplumsal hayat üzerinde belirleyici bir rol oynamıştır.

Dokuz yıl önce, AK Parti olarak iktidara geldiğimizde Türkiye ekonomisi çok sıkıntılı bir durumdaydı.

2002’den bu yana gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlarla, ekonomik istikrarla, kararlı mali ve sosyal politikalarımızla, Türkiye’yi başarısını tüm dünyanın kabul ettiği bir konuma taşıdık.

Yeni Türk Ticaret Kanunu da ülkemiz ekonomisinin başarılı yükseliş grafiğini ve sürdürülebilir büyümesini devam ettirmek için ihtiyaç duyulan düzenlemeleri kapsamaktadır.

NEDEN YENİ BİR TİCARET KANUNU?

Ekonomik, teknolojik ve uluslararası alandaki gelişmeler 1957 yılından bugüne kadar yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun değiştirilmesini zorunlu hale getirmiştir.

1957 yılında hazırlanmış bir kanunla ticaret erbabımızın 21. yüzyılın dünyasındaki gelişmeleri takip etmesi imkânsızdır.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak, Türkiye'yi ticaretin en kolay, en hızlı ve en güvenli şekilde yapıldığı bir ülke haline getirmek istiyoruz.

Bu kanunun çıkış noktası da budur.

Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı 11 yıl süren sistemli ve yoğun bir hazırlık sonucunda kanunlaşmıştır.

Kanun’un; internet sitesi kurulmasına, ticari defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutulmasına, anonim ve limited şirketlerin bağımsız denetime tâbi olmalarına ilişkin hükümleri dışında kalan düzenlemeleri 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecektir.

Kanunun uygulamasının, yayım tarihinden bir buçuk yıl sonra başlamasının amacı; Kanunun kamuoyunda anlaşılması ve işletmelerimizin kendilerini buna göre hazırlamaları içindir.

Değişimler karşısında sabırlı olmak gerekir.

Bizim hedefimiz Türk tüccarının, sanayicisinin rekabet gücünü artırmak ve aynı zamanda tüketiciyi de korumaktır.

Temel amacımız; Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun daha iyi anlaşılması ve bu konuda bir bilinç kazanılmasıdır.

Bu amaçla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Kanunun getirdiği yenilikler, yükümlülükler ve fırsatların anlatıldığı sektörün görüş ve önerilerinin değerlendirildiği Tanıtım ve Eğitim toplantıları yapmaktadır.

İlk toplantıyı burada, İstanbul’da yaptık. 13 şehrimizde daha Kanun ile ilgili tanıtım ve eğitim toplantısı yapılacaktır.

Bu toplantılarda Kanunun tanıtımı yapılmakla birlikte kamuoyunun görüş, öneri ve değerlendirmeleri de alınmaktadır.

YENİ TTK’NIN ÖNEMİ VE HEDEFLERİ

Yeni Türk Ticaret Kanunu öncelikle şirketlerin kurumsallaşması, rekabet gücünün artırılması, kamu güveninin oluşturulması, şeffaflık ve sürdürülebilirlik açısından çok önemli düzenlemeler getirmektedir.

Bu kanun şirketlerin yönetim anlayışını daha profesyonel hale getiren ve “kurumsal yönetim” kavramı çerçevesinde şekillendiren bir yapıyı öngörmektedir. Böyle bir yapıyla çalışan firmalar daha kolay halka açılabilecek ve daha rahat ticaret yapabilecekler.

  • Kanunun ana hedefi; güçlü işletmeler, güçlü sermaye şirketleri ve güçlü Türkiye’dir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu şunları sağlayacaktır:

  • Yatırım ve iş yapma ortamının iyileştirilmesi,
  • Şirketlerimizde kurumsal yönetim ilkelerinin benimsenmesi,
  • Kayıt dışılığın önlenmesi,
  • Şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin sağlanması,
  • Bilgi toplumuna uygun hizmetlerin ön plana çıkması.

Böylece;

  • Ticari hayatta güven ortamı tesis edilecek,
  • Tüm yatırımcılar için uygun yatırım ortamı oluşturulacak,
  • Girişimciliğin önü açılacaktır.

MERSİS (MERKEZİ SİCİL KAYIT SİSTEMİ)

Türkiye genelinde sicil kayıtlarının elektronik ortamda güvenli, düzenli ve eksiksiz tutulması için kısa adı MERSİS olan “Merkezi Sicil Kayıt Sistemi”ni oluşturduk.

Bu sistemle; Ticaret sicili kayıtları ile tescil ve ilan edilmesi gereken içerikler düzenli olarak depolanacak ve elektronik ortama sunulacaktır.

Böylece tacirlerin, ticari alanda faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel kişilerin ticaret siciline ilişkin tüm iş ve işlemleri bu yazılım üzerinden yapılacaktır.

Mersin’de başlattığımız MERSİS’in pilot uygulaması, yılsonuna kadar ülke genelinde uygulanacaktır.

  • Bu sistemle, şirketler kurulurken uzun formalitelere gerek yoktur.
  • Elektronik ortamda kısa sürede şirket kurulması mümkündür.
  • Şirketlerin daha sonraki tescil yükümlülükleri de elektronik ortamda yerine getirilebilecektir.

YENİ TTK İLE GETİRİLEN TEMEL DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR?

  • 6762 sayılı mevcut Türk Ticaret Kanunu’nda sadece sermaye şirketleri için öngörülen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın düzenleme yapma yetkisi, yeni Kanunla tüm ticaret şirketlerini kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
  • Tacirlerin defter tutma zorunluluğu da yeni kurallara bağlanmıştır.
  • Şirket birleşmelerinde aynı türden olma şartı kaldırılmış, birleşme sözleşmesinin kapsamı daha somut hale getirilmiştir.
  • Şirketlere tür değiştirme imkânı sağlanmıştır.
  • Daha önceki mevzuatımızda bulunmayan tek kişilik anonim ve limited şirket ile şirketler topluluğu hukuku ilk defa bu Kanunla düzenlenmiştir.
  • Artık tek kişilik yönetim kurulu da olabilecektir. Bu tek kişinin pay sahibi olma zorunluluğu da bulunmamaktadır.
  • Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmayan anonim şirketlerin kayıtlı sermaye sistemine geçebilmesine imkân tanınmıştır. Bu konunun usul ve esasları da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılacak Tebliğ ile düzenlenecektir.
  • Finansal tablolar, uygulamada birliğin sağlanması ve bu tablolara milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazandırılması amacıyla uluslararası finansal raporlama standartlarına göre hazırlanacaktır. Böylece, Vergi mevzuatına göre hazırlanan mali tabloların, uluslararası standartlara uygun olarak düzeltilmesine yönelik maliyetler ortadan kalkacak ve bu durum da şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır.
  • Yeni Kanunun denetim anlayışı; bilgiye, muhasebeye, kamuoyunu aydınlatmaya, ortakların ve alacaklıların haklarını korumaya yönelik bir denetimdir.
  • Finansal tabloların bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi zorunluluğu getirilmiştir.
  • Yeni Kanunla, anonim ve limited şirketler için ölçeklerine göre ya bağımsız denetim kuruluşları ya da en az bir serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir tarafından yapılacak bağımsız denetim yükümlülüğü getirilmiştir. Bağımsız denetim, gerçek kişi tacirler ile kollektif ve komandit şirketleri kapsamamaktadır.
  • Bağımsız denetimle birlikte tüm mali tabloların uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi sonucu kayıt dışılık açısından da önemli bir ilerleme sağlanacaktır.

İKİNCİL DÜZENLEMELER

6102 sayılı Kanun, yirmiyi aşkın ikincil düzenleme yapma görevini Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na vermektedir.

Bu kapsamda ikincil düzenlemeler arasında ayrı bir önceliğe sahip olan 3 yeni tüzüğün taslakları tamamlanmıştır:

  • Ticaret Şirketlerinin Denetimine Dair Tüzük,
  • Ticaret Sicili Tüzüğü,
  • Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Tüzük.
    • Ø Bunlar kısa süre içinde ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerine açılacaktır.
    • Tüzüklerin dışında kalan ikincil düzenlemelere ilişkin taslak metinlerimiz de bulunmaktadır. Bunlara ilişkin çalışmalar da eş zamanlı olarak devam etmektedir.
    • 6 Yönetmeliğin Taslak metinleri oluşturulmuş Tüzük ve Yönetmeliklerden bağımsız olanlar tamamlanmış durumdadır.[1]
    • Tüm ikincil mevzuat çalışmalarımızın hazırlanmasında herhangi bir aksaklık veya gecikme söz konusu değildir.
    • İkincil düzenlemelerin tamamı Kanun yürürlüğe girmeden önce tamamlanmış olacaktır.

İkincil düzenlemelerle birlikte 6102 sayılı Kanunun uygulamasına ilişkin olarak kamuoyunda ortaya çıkan endişelerin büyük bir bölümü ortadan kalkacaktır.

YENİ TTK’YA YÖNELİK ELEŞTİRİLER

1535 maddelik Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun birçok alanda getirdiği önemli ve köklü yenilikler ve iyileştirmeler yok sayılarak yapılan eleştiri, haber ve yorumların bir bölümü ikincil mevzuatta yapılacak düzenlemelerle giderilebilecek niteliktedir.

Önemli bölümü ise Kanunun bilerek ya da bilmeyerek yanlış yorumlanması veya çarpıtılması daha da önemlisi Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğünün ertelenebilmesi amacıyla yürütülen kasıtlı bir lobi çalışması olarak değerlendirilmektedir.

Bugün Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda eleştirilen hususlar, Kanunun ertelenmesini gerektiren mevzular değildir.

Gerek yazılı ve görsel medya kuruluşlarında ve gerekse çeşitli toplantılar aracılığı ile Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun tartışılmasını son derece faydalı buluyor ve yapılan tüm eleştirileri de yakından takip ediyoruz.

Ancak medya üzerinden yürütülen tartışmalarda bazen haksızlıklar ve yanlış bilgilendirmeler de yapılıyor.

Kanun birkaç aşamada uygulamaya girecektir.

Temmuza kadar olan süreye intibak dönemi diyebiliriz.

Hazırlıkların yapılması ikincil mevzuatların düzenlenmesi ve Kanunun daha iyi anlaşılması için bu süreyi öngördük.

Özellikle bazı köşe yazarları bu kanuna ilişkin yanlış ve gerçeğe uygun olmayan görüşlerini ifade ederek, ısrarla Kanunun yürürlüğünün ertelenmesini talep etmektedirler.

Bu yayınları üzüntü ve şaşkınlıkla izlediğimi ifade etmek isterim.

İş öyle bir noktaya geldi ki köşelerinde bu mevzuyla ilgili olarak; “ikincil düzenlemelerin ve üç tüzük taslağının Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun henüz yürürlüğe girmediği gerekçesiyle Danıştay 1’inci Dairesince Bakanlığımıza iade edildiği” iddiası tamamen hayal ürünüdür. Gerçekle hiçbir alakası yoktur. Bakanlığımızca bugün itibariyle Danıştay’a sunulmuş bir tüzük taslağı kesinlikle söz konusu değildir.

Altını çizerek tekrar söylüyorum: Yeni Türk Ticaret Kanunu uyarınca çıkarılması gereken ikincil mevzuat çalışmalarında herhangi bir aksaklık söz konusu değildir.  Yeni Türk Ticaret Kanunu ikincil mevzuatları ile birlikte 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.

  • Yeni TTK ile sermaye şirketlerine getirilen internet sayfası yükümlülüğüne yönelik eleştiriler:
  • Ø İnternet Sayfası ile ilgili düzenleme Yeni Ticaret Kanunu’nun yürürlük tarihinden tam bir yıl sonra yürürlüğe girecektir.

Yani, Yeni Türk Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012’de,  İnternet Sayfası yükümlülüğü ile ilgili düzenleme ise 1 Temmuz 2013’te yürürlüğe girecektir. 

  • Ø İnternet sayfası yükümlülüğü, şirketlerimizde şeffaflığı ve piyasadaki güven seviyesini artırmaya yönelik bir tedbir olarak getirilmiştir.

Yeni Kanuna göre, her sermaye şirketi, bir internet sitesi açmak, şirketin internet sitesi zaten mevcutsa bu sitenin belli bir bölümünü yeni Kanunda belirlenen hususların yayımlanmasına uyarlamak zorundadır.

  • Bu uygulamayı eleştirenlerin kendileri de zaman içinde internet sayfası yükümlülüğünün ne kadar faydalı ve değişen dünyada ticaret yapabilmek için gerekli olduğunu kabul edeceklerdir.

Her şeyin elektronik ortam üzerinde gerçekleştiği bir dünyada zaten bir süre sonra şirketlerimiz bunun mecburiyetini kendileri de hissedecektir.

Yeni TTK’nın 1524’üncü maddesi uyarınca; Yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle yöneticilere ödenen her türlü paralar, temsil ve seyahat giderleri, tazminatlar, sigorta ve benzeri ödemeler, sermaye şirketlerinin internet sitesinde yayımlanacaktır.

Dolayısıyla, anılan kişilere sağlanan faydalar toplu (kümülatif) bir şekilde internet sitesinde yayımlanacak olup Kamuyu Aydınlatma Platformu uygulaması da bu yöndedir. Buna ilişkin düzenlemeye Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte yer verilecektir.

Öte yandan, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretler veya huzur hakları şirket genel kurul toplantısında tespit edilmektedir. Birçok şirket, genel kurul toplantı tutanağının tamamını tescil ve ilan ettirmektedir. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen bilgilere de herkes internet üzerinden ulaşabilmekte dolayısıyla da şirket yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretler günümüzde herkes tarafından öğrenilebilmektedir.

                Şirket ortaklarının şirketten borç para almasının yasaklanması ile ilgili maddeye yönelik eleştirilere de kısaca değinmek istiyorum:

Halen kullandığımız Türk Ticaret Kanunu’nda da şirket ortaklarının pay sahipliğinden kaynaklı olarak şirketten hangi hallerde para alabileceği açıkça düzenlenmiştir.

Ancak ortakların şirketten borç para almasına cevaz veren bir düzenleme bulunmamasına rağmen, bu durum bir cezai yaptırıma bağlanmadığı için şirket ortaklarının yaygın olarak şirketten borç para aldıkları ve bunun istismar edildiği görülmektedir.

Pek çok şirket bu suistimaller nedeniyle sıkıntılar yaşamaktadır.

Şirketlerden para çekebilen ortak, genellikle yönetimde temsil edilen ortaktır.

Bu durum hem yönetimde temsil edilemeyen ortak açısından hem de şirket alacaklıları açısından haksız bir durum ortaya çıkarmaktadır.

Bir şirket ortağının şirketten ne alabileceği konusunda eski kanunla yeni kanun arasında bir fark yoktur.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda bu konudaki temel değişiklik; şirket ortaklarının şirketten borç para almalarının açıkça yasaklanması ve aksi uygulamanın bir müeyyideye bağlanmış olmasıdır. 

Bu düzenlemeyle, ticaret hayatında oldukça yaygın olarak başvurulan ve kötü niyetli kullanımlar nedeniyle verdiği zararlar bir hayli fazla olan bu yanlış uygulamanın önüne geçilecektir.

  • Şirket ortaklarının, şirkete borçlanmaları bu kişilerin şirkete sermaye olarak vermiş oldukları tutarları geri ödenmek kaydıyla da olsa şirketten istemeleri anlamına gelir ki her borç verme işlemi sermayeyi azaltan dolayısıyla da şirket alacaklılarının güvencesini erozyona uğratan bir etkiye sahiptir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Halka Açık Olmayan Anonim Şirketlerin kâr payı avansı dağıtmasıyla ilgili tebliğ çalışması devam etmektedir.

Bu düzenlemeyle ortakların şirketten borç para almaları yerine kâr payı avansı alabilme imkânı halka açık olmayan anonim şirketlere sağlanacaktır.

Tebliğ çalışması kısa zamanda tamamlanacak durumdadır. Bu düzenleme ile bugün kamuoyunda hâsıl olan tereddütler de sona erecektir.

Bu düzenlemenin önemli faydalarından biri de vergi kaybının önlenmesi olacaktır.

                Yeni TTK; getirilen cezai yaptırımların çokluğu yönüyle de eleştirilmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 562’nci maddesi ile bazı diğer maddelerinde düzenlenmiş bulunan cezai yaptırımlar, ticaret hayatın sağlıklı ve güvenli bir şekilde işlemesi için getirilmiş kurallardır.

Şirket ile ortaklar ve şirket ile bağlantısı olan üçüncü şahısların haklarının korunması bakımından getirilmiş güvenlik tedbirleridir.

Yeni Ticaret Kanunu’nun öngördüğü ticari hayatın düzenlenmesine ilişkin yeni kuralların etkin bir şekilde uygulanabilmesi için bu kurallara uymayanlara cezai yaptırımlar öngörülmesi doğal bir sonuçtur.

Değerli Katılımcılar;

Bir kanunun başarısı; doğru yorumlanmasına, doğru anlaşılıp doğru uygulanmasına bağlıdır.

Bu çerçevede, Yeni Kanunun tartışıldığı ve bilgi alışverişinde bulunulduğu bu tür seminerlerin ve panellerin çok önemli olduğu kanaatindeyim.

Bugünkü seminerimiz gibi Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili yapılan bütün çalışmaları çok önemli adımlar olarak görüyor;

Başta İktisadi Araştırmalar Vakfı ve Albaraka Türk Katılım Bankası olmak üzere katkıda bulunan ve katılan herkese çok teşekkür ediyor, hepinizi bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum.