Hayati Yazıcı Kaptan Oldubanner h3banner h1Banner 3Banner 21

Konuşmalar önceki sayfa

26.01.2012 İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BATI ASYA EKONOMİK VE SOSYAL KOMİSYONU (UNESCWA) ORGANİZASYONUNDA YAP-İŞLET-DEVRET VE KAMU-ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI MODELLERİNİN TANITIMI TOPLANTISI

Saygıdeğer Iraklı Meslektaşım Dr. Ali Muhsin İsmaiel Allaq,

Sayın Bağdat Valisi,

Kıymetli Iraklı Temsilciler,

Birleşmiş Milletlerin Değerli Temsilcileri,

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Değerli Temsilcileri,

Sizleri İstanbul'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Ülkemize ve İstanbul’a hoş geldiniz.

IRAK’LA SİYASİ İLİŞKİLERİMİZ

Irak, bizim çok önemlidir. Her zaman istişare ettiğimiz bir komşumuzdur.

-Türkiye ve Irak, ortak bir kültürel ve tarihi mirası paylaşan iki dost ve komşu ülkedir.

-Halklarımız kardeş ve akrabadır.

-Bağlarımız çok derin ve kuvvetlidir.

Ortadoğu’nun nüvesi olarak gördüğümüz komşumuz Irak’ın istikrarlı bir yapıya kavuşturulması Türk dış politikasının öncelikli konuları arasında yer almaktadır.

Son otuz yıldır Irak halkının doğal ve insani kaynakları israf edilmiş, kültür mirası tahrip olmuş, on binlerce Iraklı hayatını kaybetmiştir.

Türkiye Irak'la ilişkilerini çok boyutlu olarak görmektedir.

Bu nedenle Irak'la ilişkilerimizi tüm alanlarda güçlendirmek istiyoruz.

Ülkelerimiz arasındaki güçlü bağlar ve işbirliği; bölgemizde barış, uyum, istikrar, kalkınma ve refaha önemli katkılar sağlama potansiyeline sahiptir.

Türkiye-Irak ilişkilerinin boyutlarını oluşturan diyalog, ticaret, ulaştırma, enerji, güvenlik, kültür ve diğer alanlar bölgesel olarak olumlu sonuçlar sağlayacaktır.

Dost ve kardeş Irak halkının esenlik ve refahı için Irak Hükümeti'ne ve halkına desteğimizi en üst seviyede sürdürmeye büyük önem atfediyoruz.

Irak’a her alanda azami katkıda bulunmaya devam etmeye kararlıyız.

IRAK’LA TİCARİ İLİŞKİLERİMİZ

Irak, ticari ilişkilerimizde de önemli ortaklarımızdan biridir.

  • 2010 yılında Türkiye’nin Irak’a ihracatı bir önceki yıla göre yaklaşık %18 oranında artarak 6 milyar doları geçmiştir.
  • 2010 yılında Türkiye’nin Irak'tan gerçekleştirdiği ithalat yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarındadır.
  • 2010 yılında Irak ile toplam dış ticaret hacmimiz 7 milyar 500 milyon dolardır.
  • 2011 yılı Ocak-Kasım döneminde Irak, Türkiye’nin ihracatında 7 milyar 385 milyon dolar ve % 6 pay ile 3. sırada yer almaktadır. (1-Almanya % 10.4,  2-İngiltere % 6.1)  
  • Irak’a ihracatın %10’luk kısmını  “Demir Çelik” ürünleri,  %8’lik kısmını “Hayvansal ve bitkisel yağlar ve bunların müstahzarları”, %7,2’sini ise “Elektrikli makine ve cihazlar, aksam ve parçaları” oluşturmaktadır.
  • Irak’tan 2011 yılı Ocak-Kasım döneminde ithalatımız 2 milyar 400 milyon dolar civarındadır.
  •  İthalatın %95’ten fazlası 27. Fasıldan (Mineral yakıtlar ve mineral yağlar) gerçekleştirilmiştir.
  • Gayri resmi rakamlara göre; Irak ile yapılan 2011 yılı toplam ihracatımız 8 milyar 300 milyon dolardır. İthalatımız ise; 2 milyar 536 milyon dolardır
  • Ticari ilişkilerin yanı sıra, Türk şirketlerinin Irak’ta üstlendikleri müteahhitlik hizmetleri ve enerji alanındaki yatırımları da önemli bir düzeye ulaşmıştır.
  • Türk müteahhitlik firmaları Irak’ta 2003-2008 yılları arasında 4 milyar 800 milyon dolar değerinde 450’den fazla proje üstlenmişlerdir.

Türk firmaları, yeniden yapılanma sürecindeki Irak’ta çeşitli konut projelerinden askeri tesislere, yol, köprü, baraj gibi altyapı projelerinden okul, hastane gibi sosyal tesislere pek çok alanda faaliyet göstermektedirler.

Irak’ta Türk firmalarının müteahhitlik hizmetleri kapsamında yaptıkları işlerin yaklaşık %60’ı yerel makamlardan alınmıştır.

Uluslararası firmalardan alınan işler ise %40’lık bir oran teşkil etmektedir.

  • Irak’la enerji alanındaki işbirliğimiz de güçlenmektedir.

Irak, dünyanın en düşük petrol ve gaz üretimi maliyetine sahip ülkelerinden birisidir.

Türkiye, enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Irak’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılması bakımından önemli bir konumdadır.

Irak’la bu alandaki işbirliğinin gelişmesi, kaynak ve güzergâh çeşitliliği sağlaması bakımından, Avrupa ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunacaktır.

YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ UYGULAMALARI

Irak’tan gelen heyetin burada bulunma sebebiyle ilgili olarak Yap-İşlet-Devret modelinin ülkemizdeki uygulama alanlarından ve özellikle gümrük kapılarımızda bu modelin uygulanmasından bahsetmek istiyorum.

1970’lerden sonra gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan enerji, baraj, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisleri, kanalizasyon, haberleşme, otoyol, köprü, demiryolu,  tünel, çevre kirliliğini önleyici tesisler, marinalar, deniz ve hava limanları gibi alt yapı yatırım hizmetlerinin mevcut kaynaklarla istenen düzeyde gerçekleştirilememesi üzerine yeni finansman modeli arayışları ortaya çıkmıştır.

Bu ihtiyaç, Yap-İşlet-Devret modeli olarak adlandırdığımız özel sektörü devlet hizmetleriyle buluşturan modeli ortaya çıkarmıştır.

Özellikle gelişmekte olan ülkeler için Kamu-Özel İşbirliğine imkân sağlayan “Yap-İşlet-Devret” modeli kamu hizmetlerinin kalitesini arttırmaktadır.

Kamu-Özel Sektör Ortaklığı modelinin sağladığı avantajları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

  • Ömür boyu proje maliyetinin düşmesi,
  • Risk dağılımının daha etkin olması,
  • Yatırımların gerçekleşme hızının artması,
  • Hizmet kalitesinin yükselmesi,
  • Kaynakların daha etkin kullanılması,
  • Yeni gelir kaynaklarının oluşturulmasına imkân sağlamasıdır. 

Bunlara ilaveten alternatif yönetim ve uygulama becerileri geliştirilmesi, tüketiciye ve toplumun geneline daha yüksek değer sağlanması, ihtiyaçların daha doğru şekilde belirlenmesi diğer avantajlar olarak özetlenebilir.

  • Ülkemizde bugüne kadar Kamu Özel Sektör İşbirliği ile gerçekleştirilen projelerin sektörlere göre dağılımına bakıldığında ilk sırada otoyol projeleri yer almaktadır.

2003-2011 yılları arasında ulaştırma ve haberleşme yatırım toplamının yaklaşık 112 milyar TL olarak gerçekleştiği, bu miktarın %13’ü yani 14,3 milyar TL’lik kısmı Yap-İşlet Devret modeli ile yapılmıştır.

  • İkinci sırada ise sağlık projeleri yer almaktadır. Sağlık projelerini havalimanı projeleri, gümrük kapılarının modernizasyonu, yat limanı, turizm projeleri ve liman projeleri takip etmektedir.

KAMU ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI MODELİNİN EN İYİ ÖRNEKLERİNDEN BİRİ GÜMRÜK KAPILARININ MODERNİZASYONUDUR

Uluslararası iş dünyasının sürekli gelişen ve değişen ortamı, artan dış ticaret hacmi, çağdaş ve dinamik bir organizasyonu gerekli kılmaktadır.

Gümrük Kapılarının, teknolojinin sağladığı modern imkânlarla donatılması ve her bakımdan sağlıklı bir altyapıya kavuşturulması, ulusal güvenliğimiz açısından olduğu kadar ekonomik ve jeopolitik olarak da büyük önem taşımaktadır.

Başta Yap-İşlet-Devret Modeli olmak üzere Kamu-Özel İşbirliği Modeli örnekleri, Bakanlığımız sınır kapılarında yapılan modernizasyon çalışmalarında da sıklıkla kullanılmaktadır.

Bu model ile yatırımların devlet bütçesine yük getirmeden yapılması sağlanmaktadır.

Bu modelle yapılan veya yenilenen gümrük kapılarımızın özel sektör eliyle işletilmesi ile hem etkin yönetim gerçekleştirilmekte hem de bu tesislerin devlete modern bir şekilde devredilmesi sağlanmaktadır.

 Yap-İşlet-Devret modeliyle ülkemizde 7 hudut kapısı yenilenmiş ve hizmete açılmıştır.

Bu kapılar şunlardır:

  2003’te Gürbulak,

  2004’te İpsala,

  2006’da Habur,

  2007’de Cilvegözü,

  2008’de Kapıkule,

  2009’da Sarp,

  2009’da Hamzabeyli.

  • Nusaybin Gümrük Kapısının ise modernizasyonu için 26 Şubat 2011’de inşaat temeli atılmış, geçici kabul aşamasına gelinmiştir.

Yap-İşlet-Devret Modeli ile Çıldır/Aktaş, Türkgözü, Dilucu, Kapıköy, Esendere, Akçakale, Karkamış, Öncüpınar, Yayladağı, Pazarkule, Dereköy, Halkalı Gümrük İdaresi, Erenköy Lojistik Merkezi ve Gümrük Tesislerinin yeniden yapılandırılabilmesi amacıyla projeler yapılmakta ve çalışmalar devam etmektedir.

  • Yenileme kapsamında; idari ve ticari binalar, giriş-çıkış kontrol üniteleri, arama hangarları, kaçak eşya depoları, peronlar, kantarlar, sosyal tesisler, TIR park alanları inşa edilmiştir.
  • X-ray araç tarama sistemleri, kartlı geçiş sistemleri, kapalı devre kamera ve güvenlik sistemleri en modern halleriyle uygulanmıştır.
  • Böylece, yasadışı eşya ve insan kaçakçılığıyla mücadelede etkinlik artırılmıştır.

IRAK’LA GÜMRÜK KAPILARIMIZ

Hızlı ve güvenli hizmet sunan gümrük kapıları Irak ve Türkiye arasındaki işbirliğini daha da güçlendirecektir.

1. Habur Sınır Kapısı (Zaho- İbrahim Halil Gümrügü)

Ülkemizin Irak ile faal olan tek hudut kapısıdır. Sadece karayolu bulunmaktadır. Habur’dan itibaren Irak içlerine olan taşımacılık güvenlik nedeniyle Türk araçları tarafından yapılamamaktadır.

Zaho’da Türk araçları yüklerini Irak araçlarına aktarmakta ve geri dönmektedirler. Güvenlik problemi çözülmedikçe Irak’ta kendi araçlarımızla karayolu taşımacılığı yapılması çok yüksek risk taşımaktadır. Uzun süredir yaşanan savaş hali nedeniyle ülke içerisinde yollar ile ikmal ve konaklama tesislerinin durumu belirsizdir.

Şırnak ili Silopi ilçesi sınırları içinde 1973 yılından bu yana faaliyet gösteren “Habur Sınır Kapısı” ndan yılda yaklaşık 3 milyon yolcu giriş çıkışı, 1,5 milyon civarında da araç giriş çıkışı gerçekleştirilmektedir.

Bu derece yoğun işlem hacminin olduğu gümrük kapımızda 24 saat esasına göre çalışmalar yürütülmektedir.

Gümrük işlemlerinin daha etkin ve verimli olarak gerçekleştirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi amacıyla ülkemizin dışa açılan yüzü olan Habur Sınır Kapısının modernizasyonuna 2003 Ağustos ayında başlanmış ve 2006 Temmuz ayında tamamlanmıştır.

Irak ile sınır kapılarımızın sayısını ve sunulan hizmetlerin kalitesini arttırmak konusunda karşılıklı mutabakat içindeyiz.

2. Aktepe Kara Hudut Kapısı (Planlanan): (Bacuka)

Habur’un yaklaşık 5 km batısında açılması planlanan Aktepe Kara Hudut Kapısı Habur ile aynı yolları kullanacaktır.

Türkiye hududundan Musul–Ar Rabiya yoluna Suriye–Irak hududuna paralel bir yol açılması halinde alternatif bir güzergâh oluşturabilecektir.

3. Ovaköy Kara Hudut Kapısı (Planlanan): (Karavala)

Habur’un yaklaşık 13 km batısında açılması planlanan Ovaköy Kara Hudut Kapısı Habur ile aynı yolları kullanacaktır.

Türkiye hududundan Musul–Ar Rabiya yoluna Suriye–Irak hududuna paralel bir yol açılması halinde alternatif bir güzergâh oluşturacaktır.

4. Derecik Kara Hudut Kapısı (Planlanan): (Shirwani Mazin)

Türkiye – Irak – İran hudutlarının birleştiği bölgeye oldukça yakındır.

Karşısındaki tek yerleşim birimi Shirwani mazin köyüdür.

Arada mevcut bir karayolu bağlantısı bulunmamaktadır.

Şemdinli İlçesi’ne olan bağlantı yolu da iyi durumda değildir.

Shirwani Mazin–Erbil arasında yaklaşık 200 km.lik bir mesafe bulunmaktadır.

Erbil yolu üzerindeki ilk büyük yerleşim birimi olan Revandiz ile Erbil arasında yaklaşık 110 km.lik bir tali yol bulunmaktadır.

Revandiz’den İran hududuna da aynı nitelikte yaklaşık 70 km.lik bir yol bulunmaktadır.

İran hududundan kuzeydeki Urumiye’ye yaklaşık 135 km, doğudaki güneydeki Sanandaj’a ise yaklaşık 335 km mesafe vardır.

Ticari işlemlere açılması düşünülmemektedir.

5. Üzümlü Kara Hudut Kapısı (Planlanan): (Kani Masi)

Karşısındaki Kani Masi ile mevcut bir karayolu bağlantısı bulunmamaktadır.

Çukurca İlçesi’ne yaklaşık 10 km mesafededir.

Kani Masi ile Habur–Musul yolu arasında yaklaşık 135 km.lik bir mesafe vardır.

Devamında Habur ile aynı güzergâhları kullanacaktır.

Ticari işlemlere açılması düşünülmemektedir.

6. Ovaköy Demiryolu Hudut Kapısı (Planlanan): (Karavala)

Habur’un yaklaşık 10 km batısında, yeni kurulacak Türkiye–Irak demiryolu bağlantısı üzerinde açılması planlanan bir kapıdır.

İki ülke arasında yük taşımacılığına gerçek bir alternatif oluşturabilecektir.

Türkiye tarafında Nusaybin’den hududa kadar yaklaşık 130 km, Irak tarafında da huduttan Musul’a kadar yaklaşık 120 km ray döşenmesi gerekmektedir.

Musul’dan Basra’ya ve Umm Al Kasr Limanı’na Bağdat üzerinden geçen bir demiryolu hattı mevcuttur.

Musul – Basra arası yaklaşık 800 km, Musul Umm Al Kasr arası ise yaklaşık 900 km.dir.

Karayoluna göre daha ucuz ve güvenli olacaktır.

Yüklerin aktarılmasına ihtiyaç duyulmadan Irak içindeki tüm demiryolu bağlantılı varış noktalarına ve Basra Körfezi’ne sevkiyat yapılabilecektir.

Umm Al Kasr Limanı’nda konteynerlerin gemilere aktarılarak diğer Körfez ülkelerine sevkiyatı da mümkün olabilecektir.

Değerli Misafirler;

Gümrükler, ülkelerin teşebbüs gücünü, rekabetini arttıran yerlerdir.

Bu kapıların açılması ülkelerimiz arasındaki ticareti kolaylaştıracak ve hızlandıracaktır.

Bakanlığımızın geleceğe dönük hedeflerle yürüttüğü hizmetlerin ve hükümetimizin “güven” üzerine kurulu iç ve dış politikasının müspet bir sonucu olarak, ülkemizin dış ticaret hacmi 2011 yılında bir önceki yıla göre %30 artmıştır.

GÜMRÜK İŞLEMLERİNİN AZALMASI ve EKONOMİYE KATKISI

Gümrükler devletlerin en önemli kurumlarından biridir.

Gümrüklerin ekonomiye etkisi üzerine yapılmış çalışmalardan örnek vermek istiyorum:

  • Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (APEC) 2006 yılında yaptığı bir araştırmaya göre; eşya ticareti işlem maliyetlerindeki %5’lik azalma, Gayri Safi Hasılada %1’lik artış sağlamaktadır.
  • Dünya ticaretinde maliyetlerin yaklaşık %15’ini gümrük işlemleri oluşturmaktadır. OECD tarafından yapılan bir araştırmaya göre bu orandaki %1’lik bir azalma dünya ekonomisine yaklaşık 40 Milyar Dolarlık bir katkı sağlamaktadır.
  • Ayrıca, Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu tarafından yayınlanan 183 ülkenin iş ortamı ile ilgili bilgilerin yer aldığı “İş Yapabilirlik 2011” Raporu’nda; bir ülkede ihracat maliyetlerindeki %10’luk azalmanın, ülkenin toplam ihracatında %4,7’lik artış sağlayacağı belirtilmektedir.

Kıymetli Misafirler;

Ülkemize ziyaretinizin ve bu çalışmanın Irak’ın yeniden yapılanma sürecinde faydalı olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle, Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini, Irak halkının istisnasız bütün kesimlerinin refahı ve esenliği konusunda azami hassasiyet gösterdiğini bir kez daha vurgulamak isterim.

İstanbul'da sizleri görmekten duyduğum memnuniyeti tekrar belirterek, bu çalışma toplantısının Irak'ın geleceği için hayırlı sonuçlara ulaşmasını temenni ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.