Hayati Yazıcı Kaptan Olduhy_rteb8Kooperatifçilik Eylem PlanıBanner 4

Konuşmalar önceki sayfa

20.10.2011 GÜMRÜK VE İŞ DÜNYASI: ULUSLARARASI VE BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ ULUSLARARASI FORUMU, MOSKOVA

Sn. Başkan,
Değerli Katılımcılar,
Kıymetli Misafirler;


Öncelikle, Rusya Federasyonu Federal Gümrük Servisi’nin 20’nci yılını kutluyor, uzun yıllar güçlü bir idare olarak varlığını sürdürmesini temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu vesileyle burada sizlerle bir arada olmaktan ve böylesine kıymetli bir topluluğa hitap etme şansı bulmaktan duyduğum mutluluğu da ifade etmek istiyorum.

Hepimizin bildiği gibi hızla küreselleşen dünyamızda uluslararası ticaret ekonomik kalkınma ve gelişmenin anahtarı konumundadır.

Zira, uluslararası ticaret bir yandan hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hayat standartlarını yükseltirken, diğer taraftan da tüm dünyada yoksulluğun azaltılmasına ve dünyamızın daha istikrarlı, güvenli ve yaşanabilir bir yer olmasınna katkıda bulunmaktadır.

Öte yandan,

  • iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü yenilikler,
  • taşımacılık sektöründeki gelişmeler ve Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde yapılan görüşmelerle ticaretin serbestleştirilmesi,
  • bölgesel entegrasyonlar ve gümrük birlikleri

gibi unsurlar da uluslararası ticarette yeni gelişmelerin yaşanmasını ve buna paralel olarak gümrük idarelerinin de kendilerini geliştirmelerini kaçınılmaz kılmaktadır.

Bu noktada, hem yasal ticaretin kolaylaştırılması hem de yasadışı ticaretin önüne geçilmesi için gümrük idarelerinin yerel özelliklerinden sıyrılıp, uluslararası arz zincirinin bir halkası haline gelmesi kritik önemi taşımaktadır.

GÜMRÜK İDARELERİNİN DÜNYA TİCARETİNE KATKISI

Değerli Katılımcılar;

Dünya ticaretinde maliyetlerin yaklaşık %15’ini gümrük işlemleri oluşturmaktadır. OECD tarafından yapılan bir araştırmaya göre bu orandaki %1’lik bir azalma dünya ekonomisine yaklaşık 40 Milyar Dolarlık bir katkı sağlamaktadır. Bu gerçek dikkate alındığında, arz zincirinin sorunsuz işlemesinin refah ve kalkınmaya pozitif katkısı çok açıktır.

Bu da, klasik gümrük anlayışında köklü değişiklikler yapılmasını ve gümrüklerin giderek artan sayıda yeni fonksiyonları ifa etmesini zorunlu kılmaktadır.

Günümüzde gümrükler; sadece vergi toplayan, sınır güvenliğini sağlayan, kaçakçılıkla mücadele eden idareler olmaktan çıkmıştır.

Gümrükler artık;

  • tüketici haklarının korunmasından, korsan ve sahte eşyayla mücadeleye;
  • ticaretin kolaylaştırılmasından, arz zincirinin güvenliğinin sağlanmasına kadar bir dizi yeni fonksiyonu da icra eder hale gelmiştir.

Küresel bir köy olarak tanımlanan dünyamızda ticaret hacmi her yıl yaklaşık %10 civarında artış göstermektedir.

2010 yılında dünya ticaret hacmi 30 trilyon doları geçmiştir.

Öte yandan ticarete konu olan eşyanın çeşitliliği de baş döndürücü bir hızla artmaktadır.

Tüm bu gelişmeler çerçevesinde, gümrük idarelerinin genişleyen yeni görev ve misyonlarını ifa ederken; hem sınırdaki diğer ulusal idareler, hem de diğer ülkelerin gümrük idareleriyle eşgüdüm ve işbirliği içinde çalışmaları esastır.

Öte yandan dünyada artan bölgesel entegrasyonların ve gümrük birliği örgütlenmelerinin gümrük idarelerinin çalışma biçimlerini ve örgütlenme yapılarını etkilemesi de muhakkaktır.

Gümrük birlikleri sayesinde bölgesel ticaretin arttırılması, bir taraftan taşıma ve gümrükleme masraflarını ortadan kaldırarak ekonomileri beslerken, diğer taraftan da yakın coğrafyada ülkelerarası komşuluk ilişkilerini geliştirerek bölgesel istikrarı güçlendirmektedir.

Değerli Katılımcılar;

Sizlerin de tanık olduğunuz gibi; yaklaşık 70 yıl önce birbirleriyle savaş halinde olan Avrupa ülkeleri arasındaki sınırların kalkması yolundaki ilk adım; bu ülkeler arasında gümrük birliğinin oluşturulması sayesinde atılmıştır.

Avrupa ülkeleri gümrük duvarlarını kaldırıp ticareti serbestleştirmelerinin ardından savaş sonrası ekonomik sorunlarından hızla sıyrılıp refaha kavuşmuşlardır.

Bu bağlamda Rusya, Belarus ve Kazakistan arasında tesis edilen Gümrük Birliği’nin de hem bu ülkelerin hem de bölgenin ticaretine önemli katkıda bulunacağına şüphe yoktur.

Türkiye de 1996 yılından bu yana Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içerisindedir ve halen AB’ye tam üyelik sürecinde olan bir ülkedir.

Türkiye ve Türk Gümrük İdaresi, Avrupa Birliği ile gerçekleştirdiği Gümrük Birliği’nden önemli kazanımlar elde etmiştir:

  • AB ile olan Gümrük Birliği’nin, Türkiye’nin toplam ticaret hacmini arttırıcı yönde etkisi olmuştur. Ülkemizin dış ticaret hacmi gümrük birliği öncesi 1995 yılında 57 milyar dolar iken, 2010 yılında 300 milyar dolara ulaşmıştır. Yapılan ekonomik analizler Gümrük Birliğinin ülkemiz Gayri Safi Milli Hasılası’na her yıl % 1-2 oranında katkı sağladığını ortaya koymaktadır.
  • Gümrük Birliği, Türk Gümrük İdaresinin mevzuat ve uygulamalar açısından AB müktesebatına uyumu sağlamış, modern uygulamalara geçişi hızlandırmıştır.
  • Gümrük İdaresinin modernizasyonu ve kapasitesinin geliştirilmesi için AB’den sağlanan toplam 82 Milyon Euro tutarında mali destekle, idari kapasite önemli ölçüde geliştirilmiştir.

Öte yandan bu süreçte Türkiye’nin komşu ülkelerle ticareti de gelişmiştir. Türkiye’nin özellikle Rusya Federasyonu ile arasındaki ticaret hacmi büyük bir artış göstermiştir. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında 2001 yılında yaklaşık 1,5 milyar dolar olan dış ticaret hacmi, 2010 yılı sonu itibarıyla 26 milyar dolara ulaşmıştır.

Bugün Rusya, dış ticaretimizde Almanya’dan sonra 2. sıradaki ortağımızdır.

Başbakanlarımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Vladimir Putin, 2009 yılındaki görüşmelerinde, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 5 yıl içinde 100 milyar dolara çıkarılması yönünde iradelerini beyan etmişlerdir.

Bu ticaretin gerçekleştirdiği arenalar olan Gümrük İdarelerinin de, muhakkak ki dış ticaret hacmindeki bu gelişmelere paralel olarak sistemlerini, çalışmalarını ve işbirliği mekanizmalarını geliştirmeleri gerekmektedir.

Memnuniyetle ifade etmeliyim ki, Türkiye ile Rusya Federasyonu Gümrük İdareleri arasındaki temaslar iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde olumlu bir seyir izlemektedir.

İki ülke gümrük idareleri arasında 1997’de imzalanan “Karşılıklı İdari Yardım ve İşbirliği” Anlaşması ile etkin bir işbirliğinin temelleri atılmış ve 2008 yılında imzalanan Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Protokolü ile de özgün bir işbirliği mekanizması kurulmuştur.

BASİTLEŞTİRİLMİŞ GÜMRÜK HATTI

Değerli Katılımcılar;

2008 yılında Türkiye ile Rusya Gümrük İdareleri arasında imzalanan bir Protokolle Gümrük İdareleri arasındaki ticareti kolaylaştırıcı bir sistem olarak tasarlanan ve kısaca BGH olarak adlandırdığımız Basitleştirilmiş Gümrük Hattı oluşturulmuştur.

Basitleştirilmiş Gümrük Hattı uygulaması,

  • sevkiyat öncesinde eşyaya ilişkin bilgilerin gönüllülük esasıyla ve elektronik yolla karşı ülkeye bildirilmesi prensibine dayanan,
  • böylelikle önceden risk değerlendirmesine imkan vererek varış ülkesi gümrüklerinde işlemlerin daha hızlı, güvenli ve kolay biçimde yapılmasını sağlayan,
  • bekleme maliyetlerini de önemli ölçüde düşüren bir sistemdir.

Aslında ön bildirim sistemi, dünyada birçok ülkede halen uygulaması görülen, AB mevzuatına da varış ve sevkiyat öncesi bildirim olarak giren uygulamalardır.

Yine OECD’nin bir çalışması sınırda 1 günlük beklemenin maliyetinin ortalama olarak binde beş gümrük vergisine eşit bir yük getirdiğini göstermektedir.

Başka bir araştırmada ise 4 günlük bekleme süresinin mamûl ürünler için, gümrük vergilerine eşit bir maliyeti olduğu saptanmıştır.

Dolayısıyla, Basitleştirilmiş Gümrük Hattı gibi sistemlerin getirdiği kolaylıklar, bu maliyetlerin azaltılmasına önemli katkıda bulunmaktadır.

Müsaadenizle bu sistemin işleyişi hakkında da biraz bilgi vermek istiyorum.

Basitleştirilmiş Gümrük Hattı sisteminde;

  • Bilgi değişimi için Form A ve Form B adlı iki belge oluşturulmuştur,
  • Bu sisteme dâhil olan ve Form A belgesini doldurarak, ön bilgi değişimi çerçevesinde gönüllülük esasıyla fatura kıymeti ve tarife kodu da dâhil olmak üzere güvenilir bilgileri Rusya Gümrük İdaresine sevkiyat öncesinde gönderen ihracatçılar, bazı kolaylıklardan faydalanmaktadırlar.

Bu kolaylıklar:

  1. Gümrük noktalarında öncelik,
  2. Mümkün olması halinde, ayrı hatların kullanımı ile gümrükleme zamanının kısalmasına yol açacak şekilde kolaylaştırılmış gümrük işlemleri,
  3. Kaçakçılık ve gümrük suçları ile mücadele gibi zaruri haller dışında gümrük muayenesinden muafiyet,
  4. Ve Dış ticaret işlemlerinde banka garantisini kullanma imkânıdır.

Bunlara ek olarak; Federal Gümrük Servisi Basitleştirilmiş Gümrük Hattı sisteminden faydalanan firmalara referans fiyat uygulaması da yapmamaktadır.

Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Sistemi’ni 2009 Eylül ayında İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanları ile Moskova Vnukovo Havalimanı arasında pilot uygulama olarak başlatmıştık. Bu yılın başından bu yana ise Vnukovo Gümrüğünde karayolu işlemlerinde de uygulanmaktadır.

Sistemin diğer taşıma modlarına ve gümrük kapılarına yaygınlaştırılması yönünde de ülkelerimiz arasında ortak çalışmalarımız devam etmektedir.

Basitleştirilmiş Gümrük Hattı sorunsuz ve yaygın şekilde uygulanır hale geldiğinde, bölgedeki diğer ülkelerle de uygulanabilir örnek bir model oluşturacaktır.

Sistemden daha çok sayıda ihracatçımızın faydalanmasını sağlamak, sistemi ve faydalarını açıklamak amacıyla, Kasım ayında İstanbul’da Rusya Federasyonu Gümrük İdaresiyle birlikte ortak bir çalıştay düzenleyeceğiz.

Bu vesile ile Gümrük İdarelerinin dış ticaret erbabından beklentilerini de dile getireceğiz, gümrük mevzuatı ve uygulamaları hakkında sektörü bilgilendireceğiz.

İPEK YOLU ÜLKELERİ GÜMRÜK İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ

Değerli Katılımcılar;

Rus meslektaşlarımızla işbirliğimiz sadece ikili düzeyde değildir, bölgesel çalışmalara da katkı vermekteyiz:

  • Örneğin, Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi yönünde ciddi projeler ve çalışmalar sürmektedir.
  • Bir diğer özel örnek ise; 2008 yılında başlattığımız İpek Yolu Ülkeleri Gümrük İşbirliği Girişimi’dir. Rusya ve Türkiye başından beri çalışmaların içinde yer almaktadır.

Bildiğiniz üzere tarihi İpek Yolu, Güney Kore’den Türkiye’ye uzanan hatta, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürleri, dinleri ve ırkları da birbirine bağlayan bir köprü niteliği taşımakta ve olağanüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sunmaktadır.

Son yıllarda, dünyanın en önemli ekonomik ve ticari merkezlerinden biri konumuna gelen bu bölge;

  • bünyesinde barındırdığı enerji kaynakları ve bu kaynakları dünyanın diğer bölgelerine taşıyan enerji hatları;
  • Asya kıtasını Avrupa’ya bağlayan taşımacılık koridorları;
  • ekonomileri hızla büyüyen Çin, Hindistan, Rusya Federasyonu, Türkiye, Güney Kore gibi ülkeleri bünyesinde barındırması;
  • yüksek bir üretim ve tüketim potansiyelini sahip olması
  • Ve dünya nüfusunun yaklaşık yarısına yakınını oluşturan genç ve dinamik bir nüfusa sahip olması gibi özellikleriyle,

tarihi fonksiyonunu yeniden kazanma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

İpek yolu ülkelerinin dünya ticaretindeki payı 2005 yılında %16 iken 2009 yılında %22’ye yükselmiştir.

Tüm bu özellikleri bünyesinde barındıran İpek Yolu'nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması bölgesel işbirliği açısından önemli bir kazanç olacaktır.

Bu amaca dönük çalışmalardan birini oluşturan, İpek Yolu Ülkeleri Gümrük İşbirliği Girişimi’nin temel hedefi, İpek Yolu Ülkeleri Arasında Gümrük İşlemlerinin basitleştirilmesi ve uyumlaştırılması yoluyla, sınır geçişlerinin ve dolayısıyla ticaretin kolaylaştırılmasıdır.

Bu yıl Gürcistan’ın Batum şehrinde 4’üncüsü gerçekleştirilecek “İpek Yolu Ülkeleri Gümrük İdaresi Başkanları Toplantısı” ile Girişimin somut bir yapıya kavuşması hedeflenmektedir.

Bu toplantıda yapılacak çalışmaları ile;

  • yeni İpek Yolu Rotaları tespit edilecek,
  • bu rotadaki gümrük idarelerinin mevcut durumları ve ihtiyaçları belirlenecek,
  • boşluk analizleri yapılacak,
  • işlem süreçleri olabildiğince yakınlaştırılacak ve basitleştirilecektir.



Yeni ve modern gümrük uygulamalarının hayata geçirilmesiyle ticaretin kolaylaştırılması ve bekleme maliyetlerinin %40’a varan oranlarda azaltılması, gümrük işlemlerinde hizmet kalitesinin yükseltilmesi sağlanacaktır.

Nihai amacımız, tarihi ipek yolu rotasının yeni bir yaklaşımla canlandırılmasıdır.

Bu kapsamda, Rusya ile aramızda oluşturduğumuz Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Sisteminin geliştirilerek, İpek Yolu hattında da uygulanabilecek bir sistem olduğunu düşünüyorum.

Değerli Katılımcılar;

Gümrük idareleri arasındaki işbirliğinin yanı sıra, gümrük idareleri ile ticaret dünyası arasındaki işbirliği ve diyaloğun önemi de aşikârdır. Her iki tarafın birbirinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini bilmesi, anlaması ve ortak çözümler üretmesi, çalışmaları daha verimli hale getirecektir.

Bölgesel işbirliğinde ülkelerimizin gümrük idarelerinin yanı sıra, özel sektörle de belli alanlarda işbirliği yapmasının önemini de vurgulamak istiyorum.

Zira Gümrük İdarelerinin verimli ve etkin çalışabilmeleri için, ulusal ve uluslararası alanda işbirliğine açık olmaları gerekir.

Bugün burada toplanmamıza vesile olan Uluslararası Forum, Rus meslektaşlarımızın uluslararası işbirliğine verdikleri önemin bir göstergesidir.

Sözlerimi bitirirken, Federal Gümrük Servisi’nin 20’nci yılını tekrar kutluyor, ülkenizde bizlere gösterdiğiniz yakın ilgi ve konukseverlik için kalpten teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.