Banner 4Banner 23Banner 3b1b5

Konuşmalar önceki sayfa

23.09.2011 AHİLİK HAFTASI KAPANIŞI, KIRŞEHİR

Kıymetli Esnaf ve Sanatkârlarımız;
Sevgili Kırşehirli Kardeşlerim;
Ve Basınımızın Değerli Mensupları;


Ahilik kardeşliğiyle, dostluk, birlik ve beraberlikle kenetlendiğimiz bu haftada Kırşehir’de bulunmaktan, aranızda olmaktan büyük mutluluk duyuyor, hepinizi gönülden sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Bu topraklar Ahilik gibi bütün zamanlara ışık saçan bir kültürü üretmiştir. Ahiliğin manevi merkezi olan güzel Kırşehir’in cömert halkı kadınıyla erkeğiyle, yüzyıllardır ahiliği canlı tutup yaşatmış, böylece hem ülkemize hem de tüm insanlığa büyük bir hizmette bulunmuşlardır.

Bu vesileyle Anadolu Ahiliği’nin kurucusu; “Elini, sofranı, kapını açık; gözünü, dilini, belini bağlı tut” diyen gönül adamı Ahi Evran başta olmak üzere, tüm ahileri ve ustaları rahmet ve şükranla anıyor, bu yola emeği geçen herkese, özellikle esnaf ve sanatkârlarımıza teşekkür ediyorum.

Ahi Evran; Hoca Ahmet Yesevi’den aldığı meşaleyi Anadolu topraklarına taşıyarak buraların bir Türk yurdu olmasına büyük katkı sağlayan; dürüstlüğü, eşitliği şiar edinmiş bir gönül adamıdır. Ahi Evran aynı zamanda çok yönlü bir ilim ve fikir adamıdır. O, bir filozoftur, hekimdir, eczacıdır. Hayatıyla ve mesleğiyle örnek bir insan, nefis terbiyecisi ve sabrın temsilcisidir. Çok iyi bir teşkilatçı, ahilerin piri, esnaf ve yeri geldiğinde ise sade bir debbağdır.

Aslında o binlerce yıl sonra dahi adını edebiyatçıların, tarihçilerin saygıyla andığı yolundan gidenleri ummana kavuşturan bir deryadır.

Ahi Evran; bir insanlık sanatı olan Ahiliği, Anadolu’da o denli itibarlı bir hâle getirmiştir ki, Ahilik prensipleri, yüzyıllar boyunca, hem esnaf ve sanatkârlarımız, hem de Anadolu insanı için şaşmaz bir ölçü, önemli bir kılavuz olmuştur.

Ahilik anlayışının temelinde insan vardır. Ticari ve toplumsal hayatta iş ve meslek ahlâkında dürüstlük, güvenilirlik, herkesin hak ve hukukuna saygı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olma Ahiliğin temel kurallarıdır.

Ahilik anlayışı sadece erkekler için değil, kadınlar için de geçerlidir. Ahi Evran-ı Veli’nin hanımına yani Fatma Bacı’ya Bacıyan-ı Rum’u kurdurmuş olması kadınların bu topraklarda her alandaki çalışmanın ve teşkilatın içinde yer aldığının çok açık bir kanıtıdır. Bizim ülkemizde de dünyada da ailelerin en büyük yükü kadınların üzerindedir. Ve bizim analarımız, bacılarımız Bacıyan-ı Rum teşkilatı içinde hem ticaret hayatında aktif biçimde yer almış, hem de Anadolu medeniyetinin oluşmasına çok büyük katkıları olmuştur.

Ahilik kültür ve felsefesinde; toplumun refahı ve sosyal sorumluluk, önemli ve öncelikli bir ilke olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda kaliteli mal ve hizmet üretimi teşvik edilmiştir.

Bugün uygar dünya ülkelerinin, toplumlarında uygulamaya ve hâkim kılmaya çalıştıkları bu değerler, 13’üncü Yüzyıldan itibaren Anadolu Türkleri tarafından “Ahilerin Vizyonu” olarak uygulanmış ve böylece diğer ülkelere örnek olmuştur.

Ahilik gerçek manasında baktığımızda sadece bir farkla tam bir demokrasi hareketidir. O fark da demokrasilerdeki rekabetin yerine ahilikte karşılıklı yardımlaşmanın olmasıdır.

Ahilikte “ben” yoktur, “biz vardır.

Biz dürüstlük, kardeşlik ve doğruluk ekseninde bir ve bütünüz. Karşılıklı yardımlaşma, dayanışma bu toprağın genlerinde vardır. Kimse bizim birliğimizi bütünlüğümüzü bölemez, bölemeyecektir.

Bizim kültürümüzde ötekileştirme yoktur, kardeşlik vardır. Biz kendimiz için istediğimizi kardeşimiz için de, tüm insanlık âlemi için de isteriz. Kardeşlik; ahiliğin temeli ve dayanağıdır. Milletimiz bugün de Somali’ye, Gazze’ye, Pakistan’a yardıma koşarken tüm hücrelerimize işleyen bu Ahilik anlayışıyla yekvücut olmuştur.

Biz, Ahiliği, tarihî görevini yerine getirerek tarihte kalmış bir kurum olarak görmüyoruz. Günümüz dünyasında teknoloji hangi noktaya ulaşırsa ulaşsın, ister atom çağı, ister bilgi çağı, ister uzay çağı olsun, dünya durdukça, insan var oldukça, değişmesi mümkün olmayan değerler bütünü olarak görüyoruz.

Ahiliği çok önemli bir müessese olarak kabul ediyoruz. Bu müesseseyi daha iyi tanınır, bilinir hale getireceğiz. Bu felsefeyi tekrar ihya edeceğiz, canlandıracağız. Hiç şüphesiz ki bugün Ahiliğin en önemli mirasçıları esnaf ve sanatkârlarımızdır. Bu ruh ve heyecanla esnaf ve sanatkârlarımıza hizmet etmek devletimizin, bizim tarihi, sosyal ve hukuki sorumluluğumuzdur.

Bakanlık olarak esnaf ve sanatkârlarımıza teşvik ve destek programları kapsamında yeni düzenlemeler yapıyoruz, önümüzdeki yıl bunları uygulamaya başlayacağız. Aynı zamanda Esnaf ve sanatkârlarımızın dünyadaki değişim ve dönüşüme ayak uydurabilmelerini sağlamak ve rekabet güçlerini arttırmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerini yeni dönemde çok daha yoğun olarak sürdüreceğiz.

Esnaf ve sanatkârlarımızın birleşerek işbirliği, güçbirliği oluşturmalarını da çok önemsiyor ve destekliyoruz. Bu birliktelik hem sizin hem de ülkemizin iç ve dış pazarlardaki rekabet gücünü arttıracaktır. Bu kapsamda birleşerek işbirliği, güçbirliği yapan esnaflarımızın 24 projesi 5 milyar lira destek almıştır.

2002 yılında Halk Bankası’ndan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle kullandırılan kredilerin tutarı 153 Milyon iken, bu tutar Ağustos 2011’de 5 Milyar Lirayı aşmıştır. Yani bu dönem içerisinde verilen krediler 33 kat artmıştır.

2002 yılında 402 kooperatif aracılığıyla kredi kullanan esnaf ve sanatkâr sayısı 63 bin 520 kişiyken, 2011 yılında bu sayı 783 kooperatif aracılığıyla 240 bin 843 kişiye ulaşmıştır. 2002 yılına göre kredi kullanan ortak sayısı 4 kat, aracılık eden kooperatif sayısı ise yaklaşık 2 kat artmıştır.

Esnaf ve sanatkârlara verilen kredi üst limiti 2002 yılında 5 bin Lirayken, 2011 yılında bu limiti 100 bin Liraya yükselttik.

Bu yıl yaklaşık 60 bin esnaf ve sanatkâr ile bunların 120 bin kefilinin 490 Milyon Lira civarındaki anapara borcunu yeniden yapılandırdık. Böylece esnaf ve sanatkârların kooperatiflere olan yaklaşık 215 Milyon Liralık gecikme cezası silinmiş oldu.

25 Şubat 2011 tarihli 6111 sayılı kanun kapsamında; esnaf ve sanatkârlarımızın kamuya olan tüm borçlarını da yeniden yapılandırdık.

Halk Bankası’ndan esnaf ve sanatkârlara kullandırılan kredilerin faiz oranı 2002 yılında %47’yken, bu oranı 2011 yılında vadesi 1 yıla kadar olan kooperatif kredileri için %5’e, mevcut ya da yeni açılacak ve vadesi 1 yıldan fazla olan diğer tüm krediler içinse %6’ya indirdik.

Ayrıca 2002 yılında %19 olan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kesintileri 2011 yılında %3,5’a indirilmiştir.

Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri yoluyla kullandırılan kredilerin 2002 yılında %20,6 olan faiz sübvansiyonu 2011 yılında %50’lere çıkarılmıştır.

KOSGEB kanununda yaptığımız değişiklikle, hizmet ve ticaret sektörünün de desteklerden yararlanmasının önünü açtık. Bu çerçevede; 2010 yılında hayata geçirilen “Ölçek Endeksli Büyüme Destek Kredisi”nden esnaf ve sanatkârlarımıza 902 milyon lira kredi kullandırılmıştır.

Yine, esnaf ve sanatkârlarımıza “İhracat Destek Kredisi’nden 400 milyon dolar kredi desteği sağlanmıştır.

2010 yılı içerisinde Kredi Faiz Desteği Hariç olmak üzere KOSGEB desteklerinden 39 milyon liralık desteğin yaklaşık 14 milyon lirası esnaf ve sanatkârlarımıza verilmiştir.

Değerli Katılımcılar;

Hükümetimizin kararlı çalışmalarıyla ülkemizin son yıllarda dünyadaki tüm olumsuz ekonomik koşullara rağmen gerçekleştirdiği büyümenin, dünya ülkeleri arasında oluşturduğu farkın temelinde hiç kuşkusuz Anadolu kültüründe yaşayan emsalsiz değerlerimizin harekete geçirdiği iç dinamiklerimiz yer almaktadır.

Biz, 9 yıl önce hükümete geldiğimiz günden bu yana her alanda kendi dinamiklerimizi harekete geçirmeye, kendi değerlerimizin farkına varmaya ve kendi potansiyelimizi kullanmaya öncelik verdik. Türkiye’nin tüm dünya tarafından takdir gören başarısının altında bu değerlerimiz yer almaktadır.

İnsan olan herkese ve her zümreye Ahiliğin söylediği ve söyleyeceği çok şey vardır. Ama önce kendimiz Ahilikten hisse almalıyız.

Ahiliğin her bir düsturu üzerine saatlerce konuşabiliriz. Bu değerlerin hakiki manasını anlamak ve günlük hayatımıza bu manalarını yaşayarak hissederek nakşetmek önemlidir.

İster siyaset, ister ticaret yapalım, her işin temeline bu değerleri yerleştirdiğimizde başarı kendiliğinden gelmektedir. Bu değerlerimizin kıymetini bilerek yeniden üretmek, çoğaltmak ve gelecek nesillere aktarmak da yine bizim en önemli görevimizdir.

Tüm dünyanın Ahilik anlayışına ihtiyacı olduğuna inanıyor; halkımızın, esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası’nı tebrik ediyor, Ahiliğin insan-ı kamile ulaştıran değerlerinin tüm milletimize ve insanlığa güzellikler getirmesini, örnek olmasını diliyorum.