b1Banner 20Banner 3b7banner h1

Altsayfa Haberleri önceki sayfa

15.03.2012 ”Rize’yi Marka Şehir Yapacağız”

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yeşil altın Türk çayının markalaştırılması, endüstriyel bir değer haline gelerek dünyada tercih edilen bir marka haline gelmesi için çalıştıklarını söyledi.

 

Yazıcı, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin zengin ve güçlü bir ülke olduğunu, son 10 yılda gösterilen performansla Türkiye'nin gücünü dünyanın kabul ettiğini ifade etti.

 

Türkiye'nin bölgesel ve küresel dengelerde kilit rol oynayan, önemli ticaret ve enerji yollarının kavşak noktalarında yer alan, stratejik önemi büyük bir ülke olduğunu vurgulayan Yazıcı, ''Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz havzası, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya gibi komşu bölgelerdeki son ekonomik ve politik gelişmeler, ülkemizin bölgedeki rolünü ve önemini daha açık biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye sergilediği performansla son dönemde dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer aldı. Ülkemizin bu ekonomik performansını devam ettirmesi ve artan bölgesel ticaret hacmine cevap verebilmesi için rekabetçi ve dinamik bir ekonomik yapının oluşturulması, hassasiyetle üzerinde durduğumuz bir konudur'' dedi.

 

Bu sürecin tüm şehirlerde ilgili bakanlıklar, üniversiteler ve özel sektör temsilcileri ile kapsamlı bir işbirliğini gerektirdiğini dile getiren Yazıcı, Rize'de de bu işbirliği sayesinde şehrin kaynaklarını dikkate alarak geleceğe dönük akılcı politikalar geliştirmenin mümkün olabileceğini kaydetti.

 

Bakan Yazıcı, ''Rize için neler yapabiliriz?'' diyerek sürekli arayış içinde olduklarını anlatarak, ''Türkiye dünyanın en güzel coğrafyasında bulunmaktadır. Rize de Türkiye'nin en güzel şehirlerinden birisidir. Doğu Karadeniz'deki güzellikler dünyanın hiçbir yerinde yoktur. 'Rize için ne yapabilirim?' diyen herkesin fikri son derece kıymetlidir. Rize'nin tüm sektörlerde kalkınması ve geleceğe dönük hedefleri için projeler hazırlıyoruz'' diye konuştu.

 

Rize'nin ihracatının 2002 yılında 89 milyon dolar iken 2011 yılında yaklaşık 5 kat artarak 389 milyon dolara yükseldiğini, yine 2002'den 2011 yılına Rize'nin dış ticaret hacminin yaklaşık 4 kat artarak 101 milyon dolardan 411 milyon dolara yükseldiğini bildiren Yazıcı, 2002 yılında 76 milyon dolar olan dış ticaret fazlasının, 2011 yılında 367 milyon doları bulduğunu kaydetti.

 

-Türk çayının markalaştırılması çalışmaları-

 

Şehri bugünden 2023 hedeflerine göre planlamakla sorumlu olduklarını, buna göre ihracatın önümüzdeki 10 yılda en az 4 kat artırılması gerektiğine işaret eden Yazıcı, şunları söyledi: ''Bu hedefler çerçevesinde Rize'nin var olan ekonomik potansiyelini çok iyi planlamalıyız. Rize'nin en temel özelliği bir çay kenti olmasıdır. Şehrimizin ekonomisine ve ticaretine çay bitkisi ve çay tarımı hakimdir. ÜLkemizin çay üretiminin yaklaşık üçte ikisi Rize'de yapılır. 40 bin dekarlık çay bahçelerinde yılda ortalama 400 bin ton çay üretimi yapılır. Rize'nin sanayi siciline kayıtlı 205 işletmeden 170'i çay üretimi alanında faaliyet göstermektedir. Bu fabrikalarda yaklaşık 15 bin kişi istihdam edilmektedir. Hedefimiz hem üretiminde hem de dünya pazarlarına sunumda Türk çayını alternatif olmayan bir içecek haline getirmektir. 'Hükümet olarak 2023 yılına kadar dünya çapında bilinen en az 10 markamız olacak' dedik. Bu 10 markadan biri mutlaka Türk çayı olmalıdır. Bunun için çalışmalara başladık.''

 

Yeşil altın Türk çayının markalaştırılması, endüstriyel bir değer haline gelerek dünyada tercih edilen bir marka haline gelmesi için çalıştıklarını, bunun için yaklaşık 3 ay önce Rize'de bir çalıştay yaptıklarını anımsatan Yazıcı, ''Günümüzün ekonomik mücadelesi, markalaşma gücü üzerinden yapılan mücadeledir. Markalar, stratejik çalışmaların sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede özellikle çay fabrikalarında otomasyon ihtiyacı analizinin yapılıp doğru yatırımların yapılması önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra çay fabrikalarının yılın tamamında çalışması için de düzenleme yapılması bir ihtiyaçtır'' diye konuştu.

 

Son yıllarda hızla büyüyen organik çay pazarında daha fazla yer almak için son derece elverişli topraklara sahip olan Rize'de organik çay alanlarının genişletilmesinin üzerinde çalıştıkları konulardan birisi olduğunu vurgulayan Bakan Yazıcı, şöyle dedi: ''Çayda markalaşma ve ürün değerinin artması, Türk çayının kalitesinin yükselmesi, Türkiye'de standart çay üretim ve pazarlamasını sağlayacaktır. Geçen yıl Rize'de yapılan 'Çay Sorunları Çözüm Toplantısı'nda bir eylem planı hazırlamıştık. Burada alınan kararlardan özellikle çayın DNA'sının belirlenmesi amacıyla gerçek çayın, piyasaya sürülen diğer çaylardan laboratuvar ortamında kolaylıkla ayırt edilmesi yönündeki çalışmalarımız, Rize çayının geleceğini garanti altına alacaktır. Çay, diğer içeceklerden farklı olarak kültürel kodları en fazla taşıyan ürünlerden birisidir. 'TürkishTea' olarak adlandırılacak olan Rize çayı ile çay içme kültürümüz ve diğer geleneksel unsurlarımız dünyaya tanıtılacaktır.''

 

-''Ayder dünyanın önemli kayak merkezlerinden olacak''-

 

Bakan Yazıcı, turizmin Rize'nin en avantajlı olduğu sektörlerden birisi olduğunu belirterek, şöyle devam etti. ''Bu alanda rekabet gücümüz çok yüksek. Ayder dünyanın en güzel kayak merkezi olmaya adaydır. Ayder, dünyanın önde gelen tüm kayak merkezlerinden çok daha güzel bir tabiata sahiptir. Ayder'i kış turizm merkezi, kayak turizminde dünya markası olmuş yerlerden birisi haline getireceğiz. Ayder, Davos'u beşe, ona katlayacak potansiyele sahip. Burada yapılacak kayak tesisi, bölgenin ekonomik potansiyelini de artıracak. Bizim kayak yapmaya müsait bu kadar güzel ortamlarımız, mekanlarımız varken insanlarımız niçin yurt dışına kayak yapmaya gitsin. Dünya Ayder'e gelecek. Bu konuda kararlıyız. Zaman kaybetmeden Ayder'e mükemmel bir kayak tesisi yapılacaktır. Termal kaplıcalar ve 2004 yılından itibaren ülkemizde yapılmaya başlanan heliski ile Ayder çekiciliğini artırmaktadır. Sağlık turizmi dünyada yükselen değerlerden birisidir. Rize ve Ayder, bu alanda dünyanın önemli bir merkezi olma potansiyeline sahiptir.''

 

Rize'de turizm bölgesi ilan edilen bir başka yerin Anzer olduğunu ifade eden Yazıcı, ''Koruma ve geliştirme faaliyetlerinin daha verimli olması amacıyla 2006 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Anzer bölgesini Kültür ve Turizm Koruma Gelişim bölgesi ilan ettik. Yine 2006'da Bakanlar Kurulu kararı ile turizm merkezi ilan edilen Çayeli ilçemizde Ağaran ve Çataldere şelaleleri, birer tabiat harikasıdır. Ağaran Şelalesi'ni turizme kazandırmak için 500 bin lira ödenek ayrıldı'' dedi.

 

-Su sporları projesi alternatif turizmde önemli potansiyel oluşturacak-

 

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın mali destekler programı kapsamında Rize'de halen devam eden 27, Rize'nin de dahil olduklarıyla 37 projeyle şehre 8.3 milyon lira kaynak aktarıldığını ifade eden Yazıcı, ''Bu kapsamda Ardeşen'de yapılacak, Rize'yi su sporları alanında uluslararası bir merkez yapacak Fırtına Vadisi Recep Yazıcıoğlu Kano ve Rafting Spor Turizmi Projesi, şehrimizin marka değerlerinden birisi olacaktır. Bu ve benzeri projelerle Rize özelinde Türkiye, alternatif turizmde dünyada markalaşmış bir ülke konumuna gelecektir'' diye konuştu.

 

Yazıcı, üniversitelerin bilim merkezleri olmanın yanı sıra bölgesel ilerlemenin eve kalkınmanın da anahtarı olduklarına işaret ederek, Rize Üniversitesi'nin Doğu Karadeniz'in gelişiminde önem taşıyan sağlık ve mühendislik alanlarındaki çalışmalarının yerel kalkınmanın itici gücünü oluşturacağını kaydetti.

 

Bakan Yazıcı, bugün Rize için herkesin gücü ölçüsünde katkıda bulunma zamanı olduğunu dile getirdi.