b1banner h1Banner 4b4Banner 21

Altsayfa Haberleri önceki sayfa

02.02.2012 Bakan Yazıcı’nın Dünya Gazetesinde Yayınlanan ’Kooperatifçilik’ Makalesi

I-GİRİŞ

Kooperatif; bir amaca ulaşmak için ekonomik ve sosyal imkânların karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma suretiyle bir araya getirilmesinden oluşan bir ortaklık türüdür.

Kooperatifler; demokratik olarak yönetilen,     sorumluluk, eşitlik, adalet, yardımlaşma ve dayanışma değerlerinin kılavuzluk ettiği girişimler olarak, Türk Hukuk Sistemi içinde özel önem verilen ve düzenleme yapılan bir alandır. Kooperatifçiliğin temelinde dayanışma ve topluma hizmet anlayışı vardır. Bu nedenle, kooperatifçilik bireylerin ve toplumun ekonomik ve sosyal kalkınması açısından büyük önem taşımaktadır.

Lonca, imece gibi bizim medeniyetimize ait sosyo-ekonomik örgütlenmeler, çağdaş anlamda kooperatifçiliğin gelişmesine zemin oluşturmuştur.  Yardımlaşma ve dayanışma esasına dayalı kooperatif ortaklıklar bu toprakların hayat tarzından güç almaktadır. Adını bugünkü modelden alan kooperatifçiliğin ilhamı medeniyet tarihimizde mevcuttur. Bugün kooperatifçilik ülkeden ülkeye, toplumdan topluma farklı başarı ve gelişme derecelerine sahiptir. Bu farklılık, toplumların elbirliği, işbirliği ya da güç birliği yaparak zorlukları aşma yeteneklerini gösteren toplumsal “ortaklık kültürü” düzeyiyle doğrudan ilişkilidir.

II-TARİHSEL GELİŞİM

Medeniyetimizin değerlerinde var olan yardımlaşma ve dayanışma kültürü, çağdaş anlamda Türk kooperatifçilik hareketinin başlamasının fikri temelini oluşturmuştur.  Bugünkü kooperatifçilik hareketi, Osmanlı Devleti döneminde Mithat Paşa'nın 1860’ların başında temellerini attığı “Memleket Sandıkları” ile başlamış ve hızla ilerlemesini sürdürmüştür. Mithat Paşa ile atılan bu ilk adımlar, Cumhuriyet döneminde hem fikri hem hukuki hem de fiili açıdan gelişmiştir.

Ülkemizde 1913 yılında Aydın’da incir üreticileri tarafından “Kooperatif Aydın İncir Müstahsilleri Ortaklığı” adıyla ilk tarım satış kooperatifi kurulmuştur. Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Ankara’da 1925 yılında ilk tüketim kooperatifi, 1934’de ise ilk yapı kooperatifi kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda kooperatifler artmaya devam etmiş, 1948 yılında Rize’de ilk tedarik kooperatifi; 1951 yılında Adapazarı’nda, ilk pancar ekicileri kooperatifi ve aynı yıl Ankara’da ilk esnaf kredi-kefalet kooperatifi kurulmuştur.

III-TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KOOPERATİFLER

Bugün tarımdan sanayiye, üretimden tüketime, pazarlamadan taşımacılığa, eğitimden krediye kadar çok geniş bir alanda Türkiye ekonomisinin her sektöründe faaliyet gösteren kooperatiflerin, bazı alan ve sektörlerde ciddi bir payı ve ağırlığı bulunmaktadır.

1-Türlerine Göre Türkiye Kooperatiflerinin İşlevleri ve Sektörel Etkinlik Dereceleri;

Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri: Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren tarımsal üreticilerin ürünlerini daha iyi şartlarda değerlendirmek ve ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla kurulan kooperatiflerdir. Halen ülkemizde, 17 tarım satış kooperatifleri birliğine bağlı olarak faaliyet gösteren 322 tarım satış kooperatifinin 500 binden fazla ortağı bulunmaktadır. Pamuk, zeytin-zeytinyağı, ayçiçeği, kuru incir, fındık gibi ekonomik; ipek kozası ve tiftik gibi kültürel değeri ön planda olan 23 farklı üründe faaliyet göstermektedirler. Ülkemizde tarımsal sanayinin kurulmasına öncülük eden Birliklerden bazıları Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesine girmektedir.

Kredi ve Kefalet Kooperatifleri:  Küçük işletmelerin, esnaf ve sanatkârların finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan bu kooperatifler, düşük faizli kredilerin kullandırılmasına aracılık ve kefalet etmektedirler. Bu kooperatiflerin büyük çoğunluğu “Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Birlikleri Merkez Birliği” çatısı altında üst örgütlenmelerini tamamlamıştır.

Tüketim kooperatifleri: Genellikle dar ve orta gelirli tüketicilerin ihtiyaç maddelerini uygun fiyata karşılamak için kurulan kooperatiflerdir. Özellikle 1970’li yıllarda ivme kazanmış, 1980’lerin ortalarına kadar perakende ticarette önemini korumuş ve Türkiye’de bir ölçüde büyük ve self-servis mağazacılık alışkanlığının yerleşmesine yardımcı olmuşlardır.

Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifleri: Ortaklarının taşıma hizmetlerini pazarlamak ve bu hizmetlerle ilgili ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan kooperatiflerdir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kayıtlarına göre, ülkemizde 200 bin nakliyecinin ortağı olduğu yaklaşık 6.800 kooperatif taşımacılık sektöründe faaliyet göstermektedir.

Kadın Kooperatifleri: Son yıllarda kadınlar tarafından kurulan kooperatifler genelde istihdam, çevre ve kültür faaliyet konuları çerçevesinde işletme ve küçük sanat kooperatifi biçiminde kurulmaktadırlar. İstihdam ve yoksullukla mücadele noktasında ekonomik yönden güçsüz ve dezavantajlı grupların ve özellikle kadınların oluşturduğu kooperatifler önem kazanmaktadır.

Konut Yapı Kooperatifleri:  Dayanışma ve iş birliği içinde konut ihtiyacını karşılamak üzere kurulan konut yapı kooperatiflerini oluşturan ekonomik gruplar daha çok orta ve alt grup gelir seviyesine sahip kişilerdir. Ülkemizdeki konut yapı kooperatifleri, TÜRKKENT ve TÜRKKONUT olmak üzere iki merkez birlik çatısı altında üst örgütlenmelerini tamamlamıştır.

Küçük Sanayi Siteleri Yapı Kooperatifleri: İmalat ve tamirat ile ilgili meslek kollarında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar ile sanayicilerin, günün ihtiyaçlarına uygun modern ve teknik şartlara haiz işyerine sahip olmalarını sağlamak amacını taşımaktadırlar. Kredi desteği ile toplam 92 bin 623 işyerinden oluşan 441 adet Küçük Sanayi Sitesi hizmete sunulmuş ve yaklaşık 460 bin kişiye daha sağlıklı şartlarda çalışma imkânı sağlanmıştır.

Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri: Özellikle hayvancılık sektörünün desteklenmesi ve kırsal kesimde yaşayan insanların gelirlerinin arttırılması amacına hizmet etmektedir. Köy Kalkınma Kooperatifi, Orman Köyünü Kalkındırma Kooperatifi, Hayvan Üreticileri Tedarik ve Pazarlama Kooperatifi ve Çay Ekicileri İstihsal ve Satış Kooperatifi olarak dört çeşit kooperatif türünü bünyesinde toplamıştır.

Sulama Kooperatifleri: Yeraltı veya yerüstü su kaynaklarından, organize olarak faydalanmak isteyen çiftçilerin ekonomik güçlerini birleştirerek kurdukları örgütlerdir. Tüm sulama alanlarının %20’sini oluşturan yeraltı sulamalarında %81 dolayında paya sahip olan bu kooperatiflerin, yerüstü sulamalarındaki payı ise oldukça düşük seviyelerde kalmıştır.

Su Ürünleri Kooperatifleri: Ülkemizin deniz ürünleri potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi açısından bu kooperatifler önemli hizmetler sunmaktadır.

Pancar Ekicileri Kooperatifleri: Pancar ekicileri; 1951 yılında Türkiye Şeker Sanayi’nin genişletilmesi konusunda alınan kararların uygulamasıyla kooperatifler halinde teşkilatlanmaya başlamış ve 1972’de PANKOBİRLİK kurulmuştur.

Halen ülkemizde faaliyet gösteren 31 pancar ekicileri kooperatifinin 1 milyon 638 bin 981 ortağı bulunmaktadır. Bu kooperatifler, PANKOBİRLİK altında örgütlenerek, sahip oldukları şeker fabrikaları ve iştirakleri ile beraber, ülke şeker üretiminin yaklaşık yarısını gerçekleştirmektedirler.

Tarım Kredi Kooperatifler: Bu kooperatifçilik sektörünün merkez birliği “Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği”dir. Sübvansiyonlu kredi uygulamasında kefalet ve aracılık görevi üstlenen tarım kredi kooperatifleri, tarımsal kredi alanında T.C. Ziraat Bankasından sonra ikinci büyük kuruluştur.

Diğer Kooperatifler: Ülkemizde, ortak ve kooperatif sayıları ile faaliyet hacmi yönünden daha küçük ölçekli olan Turizm Geliştirme Kooperatifleri, Temin Tevzi Kooperatifleri, Üretim ve Pazarlama Kooperatifleri, Küçük Sanat Kooperatifleri, İşletme Kooperatifleri, Yayıncılık Kooperatifleri, Eğitim Kooperatifleri gibi kooperatif türleri de faaliyetlerini sürdürmektedir.

2-Ülkemiz Kooperatifçiliğinin Diğer Ülkelerle Karşılaştırılması

Birleşmiş Milletlerin tahminine göre dünya genelinde 750 binden fazla kooperatif bulunmaktadır. Ülkemizde kooperatif sayısı 84 bin civarındadır. Bu durum göstermektedir ki,  dünyadaki kooperatiflerin %10’undan fazlası ülkemizde bulunmaktadır. Fakat ortak sayısı açısından değerlendirme yapıldığında, dünya genelinde 800 milyon kooperatif ortağının %1’lik kısmı yani 8 milyonu ülkemize aittir. Dolayısıyla, ülkemizde az ortaklı bir kooperatif yapısı hâkimdir.

Öte yandan, Avrupa’da kooperatiflerin pazar payları oldukça yüksektir; örneğin Hollanda’da kooperatiflerin tarım pazarındaki payı %90’lara ulaşmış iken, Türkiye’de bu oran, kooperatiflerin uzun süreli geçmişine rağmen %2’ler düzeyindedir.  Uzun kooperatifçilik geçmişimize rağmen ülkemizde kooperatif ortaklarının toplam nüfusa oranı %10 civarındadır. Uluslararası Kooperatifler Birliği’nin (ICA) yayımladığı verilere göre ; Almanya’da, kooperatif üyesi olan yaklaşık 21 milyon insan vardır ve bu sayı toplam nüfusun 1/4’ünü oluşturmaktadır. ABD’de her 4 kişiden 1’i; Kanada ve Norveç’te  her 3 kişiden 1’i; Japonya’da her 3 aileden 1’i kooperatiflere ortaktır. Yeni Zelanda’da yetişkin nüfusun %40’ı, Malezya’da toplam nüfusun %24’ü (5,9 milyon kişi) kooperatif ortağıdır.

IV- ÜLKEMİZ KOOPERATİFÇİLİĞİNİN GELİŞMESİ İÇİN YOL HARİTASI

1-Türkiye Kooperatifçilik Strateji Belgesi

Ülkemizde kooperatifçiliğin ekonomik kalkınmada daha etkin bir araç olarak kullanılır hale getirilmesi ve kooperatifçilik politikalarının yeniden düzenlenmesi ihtiyaçtır. Bu amaçla çalışmaları yürütülen“Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi Belgesi”nin 2012 yılı Hükümet Programında uygulamaya konulması hususuna 21. tedbir olarak yer verdik.

Türkiye Kooperatifçilik Strateji Belgesinde, ülkemizde kooperatifçilik sektörünün sorunlarının çözümünde kamu kuruluşlarına, sektöre ve diğer aktörlere ne gibi görevler düştüğü ortaya konulmaktadır. Bu belge, kooperatifçilik faaliyet alanları itibariyle geniş bir kesimi kapsamakta ve üç ayrı Bakanlık bu sektöre hizmet sunmaktadır. Strateji belirleme sürecinde, kooperatif türlerine özgü sektörel sorunlar yerine, kooperatifçilik sisteminin genel ve yapısal sorunları üzerinde durulmuş, bu çerçevede çözüm önerileri geliştirilmiştir. Belge hazırlık sürecinin katılımcı bir anlayışla yürütülmüş; belge içeriğinin belirlenmesi ve oluşturulması tamamen açık ve şeffaf bir ortamda sürdürülmüştür. Bu çalışmalar sonucu Stratejik Hedefler belirlenmiş ve bu stratejik hedefler altında 40 civarında öncelikli eyleme yer verilmiştir. Kooperatifçiliğin yeni yol haritası olan Türkiye Kooperatifçilik Strateji Belgesi, Yüksek Planlama Kuruluna sunulmuştur.  Kurul tarafından onaylandıktan sonra kamuoyuna açılanacaktır.

2-Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES)

Günümüzde, kooperatifçilik, kamu ve özel sektör yanında üçüncü bir sektör olarak kabul edilmekte ve özel sektör ile birlikte ekonomik ve sosyal kalkınmanın lokomotifleri olarak görülmektedir. Ülkemizde kooperatiflerin üstlendikleri görevleri tam olarak yerine getirebilmeleri zaman zaman yetersiz sermaye nedeniyle mümkün olamamaktadır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede “Kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirmek için hazırlayacakları projeleri desteklemek ve teşvik etmek, teşvik ve desteklere yönelik düzenlemeler yapmak” görevine de yer verilmiştir. Bu çerçevede hazırlanan “Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) ile; Bakanlığımız faaliyet alanındaki kooperatiflerin mali imkansızlıklar nedeni ile gerçekleştiremedikleri üretim ve istihdama katkısı olacak; yatırım, pazarlama alt yapısını geliştirme, eğitim ve diğer projelerinin desteklenmesi sağlanacaktır.

Bu desteklerle şunlar hedeflenmektedir;

Küçük sermayelerin, bireysel tasarrufların uygun kooperatif girişimcilik modelleri ile ekonomiye kazandırılması,

Üretim artışı ile ekonomik kalkınmaya katkı sağlanması,

Beşeri sermaye yapısının güçlendirilerek, kentlerdeki işsizliğin azaltılması,

Toplumun geniş kesimlerinin üretim ve tüketim zinciri içerisinde aktif ekonomik aktörler haline getirilmesi,

Kooperatiflerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi,

İşgücü piyasasında yer alamayan ve dezavantajlı grup içerisinde yer alan kadın emeğinin değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması,

Vatandaşlarımızın ekonomik ve sosyal refahının artırılması.

KOOP-DES Programının çerçevesinin çizilebilmesi ve bu kapsamdaki yasal mevzuatın hazırlanmasına yönelik olarak yapılacak çalışmaların finansmanını karşılamak üzere hazırlanan Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı Etüt +Uygulama Projesine 2012 yılında başlanacaktır. Proje kapsamında; KOOP-DES Programının Temmuz 2012 sonuna kadar tamamlanması ve ilgili yasal mevzuatın hazırlanması sağlanacaktır.

3-Kooperatif Bilgi ve Denetim Sistemi Projesi

Kooperatif Bilgi ve Denetim Sistemi Projesi ile kooperatif ve üst kuruluşları ile ilgili olarak politika üretilmesinde yararlanılacak ekonomik, mali ve hukuki bilgilerin uygun bir veri tabanında ayrıntılı olarak takibi, denetimi yapılacaktır. Kooperatiflerle ilgili bazı hizmetlerin elektronik ortamda verilmesi sağlanacak, burada toplanan veriler diğer kamu kuruluşlarıyla karşılıklı olarak paylaşılacaktır. Sistemin tam olarak işlemesi ile birlikte Kooperatiflerin genel kurul ortaklar listesinin elektronik ortamda hazırlanabilmesi, Genel kurul başvurularının elektronik ortamda yapılabilmesi mümkün olacaktır.

SONUÇ

Tüm ülkede birlik ruhu ile yaşatılan modern kooperatifçilik, refah ve zenginliğin gözden ırak hanelere ulaşmasına vesile olmaktadır. Hükümetimiz tarafından özel önem verilerek hizmet sunulan kooperatif işletmeler, 2023 yılında kendisine büyük hedefler belirlemiş ülkemizin bu hedeflerine ulaşması için önemli dayanaklarımızdan biri olacaktır.

Kooperatiflerin önemi tüm dünyada kabul edilmiş ve bu nedenle Birleşmiş Milletler tarafından, 2012 yılı “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan edilmiştir.  Böylece, bir kez daha dünyanın dikkati kooperatif işletmelerin önemine çekilmektedir. Birleşmiş Milletlerin Dünya Kooperatifler Yılı ilan ettiği 2012 yılı vesilesiyle ülkemiz Kooperatifçiliğinin daha güçlü ve büyük adımlarla ilerlemesi hedeflenmektedir.